Hız çağında kalbin sükûnunu aramak; bir nefesin içinde sonsuzu duymak, bir kelimenin ardındaki sessizliği işitmektir.
Bir insanın iç dünyasında en uzun yolculuk, kendi kalbine giden yoldur. Bu yolun başında bilgi, ortasında hikmet, sonunda ise yalnızca sükût vardır. Sükût burada bir yokluk değil, kelimelerin tükendiği yerde başlayan bir varlıktır.
Kadim irfan geleneği bize öğretir ki, ilim ile aşk birbirinin zıddı değil, birbirinin tamamlayıcısıdır. İlim, aşkın gözüdür; aşk ise ilmin kanadıdır. Birisi olmadan diğeri ya kör kalır ya da yere düşer. Bu yüzden bizim için bir kitabı okumak, sadece sayfaları çevirmek değil; satır aralarında kendi kalbimizin sesini duymaktır.
